13 Nisan 2014

Bırakıp Gitmelere

-Seninle aynı gökyüzüne bakacağız değil mi?
-Eminim ben kuşlara bakacağım sen bulutlara.
-!... varınca ara beni olur mu?
-Tamam. Kal sağlıcakla 
-Güle güle hayırlı yolculuklar.

Bakarsın bakarsın bakakalırsın. Belki bir otobüsün arkasından belki bir tren. Bakışların hiç bitmez ama. Özledikçe fotoğraflara bakarsın, altında dolaştığın gökyüzüne, çay bardağına, evlilik hayali kurduğunuz mağaza vitrinlerine, hediye edilmiş kitaplara, izlemekten keyif aldığınız filmlere, mektuplarını sakladığın kilitli dolaba kısaca onu hatırlatan ne varsa bakarsın iç geçirerek. Beklemek zordur ama beklemek bizim kaderimizdir. Yıllarca kısmetini beklemek bulunca düğünü beklemek, akşama evde kocanın işten dönmesini beklemek, çocuğunun okuldan dönmesini beklemek, oğlunun askerden dönmesini beklemek ama hep beklemek. Kızların, kadınların, anaların kaderidir bu coğrafyada beklemek. Bekleyişlerin en zorudur gidenin dönmesini beklemek. Gidenin arkasından bakakalmaktır. Kalakalmaktır öyle bir başına, güçsüz. Gitmesen olmaz mı diyememenin verdiği yutkunmadır. Gitmesen olmaz mıydı ha gitmesen olmaz mıydı?

Gitmek kolay mı? Hep arkada kalır gözlerin. 
-Molayı nerde vereceğiz abi
-Boluda abi ilk mola 
-Puff ! Daha üç-üç buçuk saat var.

Siz bir kere  gittiniz mi saatler bozulur. Bir erkeğin en zor anıdır gitmek. Yalnız kalsa oturup ağlayacaktır ama belli etmemeye çalışır o an. Titreyen otobüs camlarıdır  gitmek. Otobüse binen çiftlere küfretmektir. Yanına bir hanzo oturursa iki kere küfretmektir bide o hanzo horluyorsa gidene kadar küfretmektir gitmek. Yanında hızlıca geçtiğin evlerdir ağaçlardır, bitmek bilmeyen yol çizgileridir, kendini avutmak için yaktığın ilk mola sigarasıdır. (Boluda soğuk olur eser şimdi.) Gitmek kolay mı. Bir gün gidersen her şeyi geride bırakıp gidersin. Tabelalar nüfusları hep bir eksik gösterir. Basit bir rakam değildir o. içinde geçmişini barındırır anılarını barındırır hayallerini barındırır. 

-Geldim ben.
-yol yorgunusundur iyi bi dinlen bugün.


Alışabilir mi insan beklemeye. Elektrik olmasa karanlığa alışabilir misiniz. Güneş olmasa geceye alışabilir misiniz. Baktığınız yerde yediğiniz yemekte yürüdüğünüz yolda olmamasına alışabilir misiniz.

Gittiğin şehre yabancı olmaktır gitmek. Boş boş dalgın dalgın adımlamaktır kaldırımları. Baktığın yüzleri benzetmendir. Ucuz çay ocağıdır. Ertesi günkü işini düşünmeden geç yatmandır uyku tutmamasıdır. 


-Kaldı üç ayım. Artık sayılı gündeyiz çabuk geçer.
-Üç yıl geçti üç ay ne ki.
-Söz veriyorum bir daha gitmeyeceğim.

2 yorum:

Musa Pınar dedi ki...

Harikaaa...

Adsız dedi ki...

süper tamamen duygusal