17 Ocak 2010

Göğe Bakma Durağı


İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalim
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarindan
Durmadan harcadigim su gözlerimi al kurtar
Su aranip duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunlari da
Göge bakalim

Falanca duraga simdi geliriz göge bakalim
Inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlik böyle iyi afferin tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoslaniyorum
Hirsizlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalim
Nasil olsa sarhosuz nasil olsa öpüsürüz sokaklarda
Beni birak göge bakalim


Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göge bakalim
Tuttukça güçleniyorum kalabalik oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalniz gibi agaçlar gibi
Sularim isinsin diye bakiyorum isiniyor
Seni aldim bu sunturlu yere getirdim
Sayisiz penceren vardi bir bir kapattim
Bana dönesin diye bir bir kapattim
Simdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyecegimiz bir yer begen baska türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldim bana ayirdim durma kendini hatirlat
Durma kendini hatirlat
Durma göge bakalim

                           Turgut UYAR

5 yorum:

ftm dedi ki...

..Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göge bakalim
Tuttukça güçleniyorum kalabalik oluyorum
.....

içinde aşk olan herşey gibi bu şiirde güzel..

fevzi dedi ki...

hayır hayır otobüse de binmeyelim
bırakma ellerimi hadi
durma kendini hatırlatmaya devam et
durma göğe bakalım...

ftm dedi ki...

Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Geçiyorsam bir çiçeğin özünden
Görüyorsam gözlerinin içinden
Sana olan sevdamdandır bilesin

Meğer ne yalnızız insan olmuşsak
Yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak
Yeri gelmiş acıyada gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin

Karşılıksız sevebilmekse sevda
Gerçek seven küle dönmüş her çağda
Elim kolum bağlanmışsa kıyında

Sana olan sevdamdandır bilesin
Seydunayım gebermişse kıyında
Sana olan sevdamdandır bilesin

..........

f.. dedi ki...

hüznümün wirgülüsün sen...

Yaşadığım hüzünler arasındaki
Mutlu nefes alışlarımsın sen
Duraklamalarımsın.
Hüznümün virgülüsün soluklandığım.
Hasretleri unutup umutlandığım.
Gecenin karanlığında
İçimi aydınlatan bir mum ışığı,
Açlığımı susturduğum bir lokma ekmek
Penceresiz odalarımın aydınlığı.

Hüznümün virgülüsün sen
Özlemler ve bekleyişler
Gider bizden çok uzaklara
Sen yanımdayken.
Mutluluk tırmanır doruklarıma
Mehtap ikimizin üzerinde yıkanıyorken.

Hüznümün virgülüsün sen.
Bir gidensin bir gelen.
Ama yetmez bana bu duraksamalar
Gitmemek üzere gel istersen!
Yıkabilsen aramızdaki duvarları
Ah ne olurdu sanki
Hüznümün virgülü değil
Noktası olabilsen!

............

f dedi ki...

Acıyı başımda nar eylediler
Hayaline doğdu gözlerim bugün
Başımı dumanlı dağ eylediler
Seni her nefeste özledim bugün

Göğsümde yırtıldı çığlığın sesin
Ciğerime düğümlenmiş nefesin
Yüreğime akan şu kanı kesin
Yediğim kurşunu sezmedim bugün

Kırıldı umudu serçe kuşların
Yüzüne dağılmış sırma saçların
Böyle acımı olur günü baharın
Yüzüme dayandı dizlerim bugün...f